15 Temmuz’a Giden Yol – 1

Konu SADFOR’dan çok SAKFOR’a uygun olduğu için orada tartışılıyor. Ama burada da birkaç noktaya dikkat çekmek istedim…

SAKFOR’da “Türk Hava Kuvvetleri’nin Pilot İhtiyacı” konusu tartışılırken Merkator üstat paylaşmış. Halen TURAF’ın pilot sayısı kritik seviyede olsa bile hayati görünmemekle birlikte, ne yazık ki pilotların pek çoğu F-16 değil F-4 pilotu imiş. Bu nedenle scramble için bile F-4 2020’ler nöbet tutuyor imiş…

Konunun ulu orta tartışılması sakıncalı. Bu yüzden tartışmaları SAKFOR’a bırakıp dikkatleri bir başka konu üzerine çekmek istiyorum.

2012-2013 yıllarında TURAF’taki pilotların emeklilik süreleri düşürülüp, çok sayıda pilot emekli olduğunda, SAKFOR’un devamı olduğu SSF-Savunma ve Strateji formunda bu konuyu enine boyuna tartışıp, alınan bu erken emeklilik kararının TURAF’ın etkinlik ve caydırıcılığında olumsuz etkileri olacağını tartışmıştık. O zamanda da Hükümete yakın bazı üyeler kayıtsız-şartsız bu kararın doğru olduğunu, bunun TURAF üzerinde herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağını savunmuşlardı. Yine Hükümete yakın olmakla birlikte daha aklı selim bazı üyeler ise bu kararın TURAF’a olumsuz etkilerinin olabileceğini kabul edip, kararın THY’nin sivil pilot eksikliğini kapatmak amacı ile alınmış olabileceğini söylemişlerdi.

Bunun dışında bir de KAI KT-1 konusu var. Bilindiği gibi TURAF’ın temel pilotaj eğitimleri için Kore’den KAI üretimi 40 adet KT-1 eğitim uçağı almıştık. Uçaklar sandığımız kadar iyi çıkmadı. Hata yüzdeleri ve bakım ihtiyaçları tüm öngörüleri aştı. Filonun yaklaşık 1/3’ü devamlı hangarda bakım amaçlı beklemek zorunda kaldı. Bu nedenle eğitimlerde aksamalar yaşandı. İşte tam bu gerkçeyle, KT-1’ler için sözleşmede belirtilen 15 adetlik opsiyon kullanılarak yeni uçak alımı gündeme geldi. Hem de Hürkuş-B’lerin teslim tarihi yaklaşmışken.
Olayı bir de şöyle açıklayalım. TURAF, beklenenden kötü çıkan uçaktan kaynaklanan aksaklıkları giderilmesi için o kötü uçaktan 15 adet daha almaya karar vermişti…

Hemen hemen aynı tarihlerde bir başka gelişme daha yaşandı. TURAF bu kez de terör operasyonlarında çok fazla yıprandıkları ve operasyonel giderleri çok fazla olduğu için F-16’ların yerine pervaneli ve silahlı hafif uçak almaya karar verdi. Ama bu kez de Hürkuş-C yerine Brezilyalı Embraer Super Tucano ve Iomax Archangel alınmaya çalışıldı. Söz konusu uçaklar Ankara’ya getirilerek test edildi.

Şu anda daha iyi anlıyoruz ki pilotların erkenden emekli olabilmelerine izin verilmesi kendinden olmayan pilotlardan kurtulmak ve TURAF’ın gücünü azaltmaya yönelik bir planın parçası imiş. KT-1 ve Super Tucano ya da Archangel alınmaya çalışılması ise Hürkuş Projesinin önünün kesilmesi ve TAI’nin işlevsevliğinin azaltılmasına yönelik çalışmalar imiş.

O tarihlerde KT-1 ve silahlı uçak alımı planları tutmadı. Çünkü TURAF’ın başında Abidin Paşa vardı ve savunma projelerinde milli ürünlere inancı tamdı. Onun sayesinde ne KT-1 alınarak Hürkuş-B’nin, ne de Super Tucano veya Archangel ile Hürkuş-C’nin önü kesilemedi. Ama artık Abidin Paşa yok….

TAI Genel Müdürü Temel beyin geçtiğimiz günlerde duyurduğu Hürjet projesi konusundaki açıklamalarında dikkat çekici bir nokta var. Temel bey, bu konuda (Hürjet) henüz TURAF’tan herhangi bir istek gelmediğini söylemişti. Umarız korktuğumuz ama söylemekten kaçındığımız şeyler gerçek değildir.

Kaynak: Harzemşah
İleti: http://sadfor.savtera.org/index.php?topic=2304.msg25608#msg25608

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir