Neler Yapmıyorum?

Ne yapıyorsun sorusunun cevabı malesef koca bir hiç. İş olarak hiçbir şey yapmayan bir dünyalı olarak gözden düşüp emekli olarak köşeye terk edilmiş bir çocuk oyuncağı gibi hissediyorum.

Son 3 yılın kısa özeti:

15 Temmuz öncesi: Kendi halinde çalışan bir yazılımcı.
16 Temmuz: Yaralanmış bir insan. Sonrasında iyileşme süreci, tutulmayacak vaatler. Uzun dil kursu sonrası gelip çöp kutusundaki yerimizi almamız. Ameliyat süreci. Sonrasında devam eden fizik tedavi.

Dil kursundan geldikten sonra boş beynimi LibreOffice çevirilerine destek vererek eylendirdim. Yaklaşık bir aylık yoğun çalışmamın sonucu beklentim çevirilerin tamamlanmasıyken, 3 Sigma kuralı gereğince yaptıklarımızı onaylaması gereken 3. tarafların hayat meşgaleleri sonucunda onaylanmaması sonucu 4000 öneri onaylanmayı bekliyor.

LibreOffice katkıları onaylanmayınca kullandığım GIMP yazılımının eksik kalan çevirilerine el attım ve çoğu bitti. Yine aynı şekilde o tarafta (GNOME sürüm takvimi sebebiyle) bir yavaşlık yaşanyor olması dikkat çekici.

30 seanslık özel hastanelerden fizik tedavi hakkımız bittiği için orada da seans başı 160 tl gibi ödeme yapmamız gerekiyor. Gazilik madalyasını da geri verdiğim için lüzumsuz kurumlara çıkıp ödeyin demek istemiyorum.

Velhasıl hiçbir iş (para kazanmak için) yapmadan, devletin verdiği maluliyet aylığı ile (3000 tl kadar) lüzumsuz bir evin taksitlerini ödüyor, dil kursu faturasını (5000 euro) aylık 100 euro üstünden aileme geri ödüyor ve faturalarımı ödüyorum.

Uçuk kaçık bir durum olmazsa ve borçlarımı ödeyebilirsem ben yine yuvadan uçarım. Şimdilik kemdi çöplüğümde yemlenmeye devam ediyorum.

/Bu yazıyı basında paylaşan çıkarsa Anasını T. Coşkunun altında bulsun.

1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir