Bir Okulum Bile Yok!

Standartları fazla zorlamayan bir eğitim hayatım oldu.

5 yıl Kavak Pınar İlk Okulu / Pendik – İst
1 yıl Gelincik Kuran Kursu / Gölcük – Kocaeli
3,5 yıl Gölcük İmam Hatip Lisesi Orta Okulu ve Lisesi – Kocaeli
2,5 yıl Pendik İmam Hatip Lisesi – İstanbul
1 yıl Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Eski Kampüs
6 yıl Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yeni Kampüs

Buralarda okudum.

Geriye dönüp baktığımda,

Kavak Pınar İlk Okulu binası yanda yeni yapılan yeni binasına taşındı, Okulun binası Selçuk Eraydın İmam Hatip Lisesi oldu. Şimdi kız yeğenim okuyor.

1 Yıl okuduğumuz Gelincik Kuran Kursu 28 şubat döneminde Kız Kuran Kursu’na dönüştürüldü. Bizim zamanımızda; sabah ve yatsı namazları hariç vakit namazlarını camide kılar, caminin altındaki yemek hanede yemeğimizi yer, caminin yanındaki musalla alanında top oynardık. Yazın çevre köylerden zekat olarak gelen meyveler yemekhane kapısının önüne konur, canı çeken canı çektiği kadar yerdi.

Kuran kursumuz güzeldi ama bir kütüphanesi yoktu! Derste kitap okuduğum için azar yemişliğim ve dersten kaytarmaktan dolayı yaramazlar listesine yazılmışlığım çoktu. Tacettin Tarı bey o dönemde Kuran Kursumuzun muhtemelen müdür muaviniydi. (93 olmalı)

Sonrasında hafız olacak kapasitede olanlar ile olamayacak olanlar ayrılır, hafız olamayacaklar İmam Hatip lisesine kayıt ettirilirdi. Biz de İmam Hatip için ayrılan listedeydik.

O dönemde kuran kursunun hemen bitişiğinde Gölcük İlim Yayma Cemiyeti Yurdu inşaatı vardı, geçici olarak Cami’nin bitişiğindeki eski yurt binasında eğitime başlamış ve daha sonra yeni yurda taşınmıştık. Muhtemelen yurt binası kuran kursuna ait olup, kiralıktı.

Okulumuz Gölcük Yeraltı Camisinin hemen üstünde bulunan bir binaydı. Okul ile yurt arası 15-20 dakika yürüme mesafesiydi. Sanayi içinde de uzun süreli bir İmam Hatip Lisesi inşaatı devam ediyordu.

Benim okuduğum döneme nasip olmadı, biz Osman Çiftçi ile beraber eski binada okuyup, MGV gençleriyle takılıp Kemal Korkut ile balık tutup orta okulu bitirdik. 98 yılında lise hayatına yine aynı binada başladık ama o dönemdeki kriz sebebiyle ailem artık masraflarımı karşılayamayıp eve dön çağrısı yapmıştı.

Binalar açısından, Gelincik Kuran Kursu yanındaki bina kuran kursu olarak hizmete başladı; İmam Hatip Okulumuz sanayi bölgesindeki yeni yerine taşındı. Benim Refah Partisinden veya İnci TV’den tanıdığım Mehmet Sait Ergören abi bir dönem yurt dışına gitti (diye hatırlıyorum) ve İlim Yayma Yurdu bizim imam hatip lisesi binasına taşındı! İmam Hatip Orta Okulu ve Lisesini okuduğum bina şimdi bir yurt binası.

Pendik İmam Hatip lisesini Ali Osman Kusakci, Bülent Düz, İbrahim Tunç, Selim Demirci ve malesef ismini hep hüzünle anmak zorunda kaldığım bir arkadaş ile aynı sınıfta 1,5 sene okudum. Sonrasında sayısal sınıftan sözel sınıfa geçip Mehmet Fatih Şahin hocanın matematik derslerinden kurtuldum. (malesef matematiğim ve sayısal derslerim kötüydü) 28 şubatın ağır dönemleri olduğu için MGV’nin pendikteki yurdunu anmadan, derste zorla perukla gelmek zorunda kalan coğrafya hocamızı anmadan geçemeyeceğim. Büyük bir saygıdeğer tavırla İstasyon Camii yanındaki Pendik İmam Hatip Lisesi daha sonra yıkılıp otopark yapıldı.

2002 yılında Harran Üniversitesini kazandığımızda okulumuz çamların içinde güzel bir ormanlık alanın içindeydi. Adnan Demircan hocamızın ilk dönem derslere geldiğini hatırlayamıyorum, lakin Mehmet Oymak hocamızın bir Edebiyat klübü vardı ve her hafta bir gün dersten sonra şiir falan konuşurdu. Bir dönem sonra o binadan taşındık ve binamız Hemşirelik Yüksek Okuluna galiba tahsis edildi. Kampüsümüzün ortasında Sera Kafe denilen küçücük bir kafeterya vardı. Lakin çayların en güzeli bizim fakültenin kaçak çayıydı. İkisinin de hatırası başka.

Murat Tiritci çay, sigarayı birlikte tüketirdi.İkinci dönem yeni kampüsümüze taşındık. İlk taşınan fakülte bizdik. Nasıl bir curcuna olduğunu anlatamam. Sadece saat başı veya yarım saatte bir gelen belediye otobüsleri, son otobüsten sonra olmayan otobüs. Irakta süren savaş, tek şeritli yolda canımızdan olmamak için şoförün tarlaya otobüsü sürmesi falan. Neyse binamız açısından söylersek aslında 3 binadan oluşan bir kompleks İlahiyat Fakültesine tahsis edilmişti ama öğrenci azlığından sadece İdari Bina olarak kullanılacak binada, 80-90 öğrenci, 50 den fazla hoca! güzel bir kütüphane ile görev yapıyorduk. Bu dönemde Yusuf Ziya Keskin ve diğer hocalarımızdan ders alma fırsatımız oldu. 2009 yılında mezun olduğum seneye kadar idari bina fakültenin herşeyiyken, sonrasında bize ait olan diğer iki bina da fakültemize geri döndürüldü.

Orta okul arkadaşım Osman Çiftçi ile birlikte okumak ve mezun olmak gibi bir şansım oldu. Hasan H. Akman bizden üst sınıftaydı. Asım Fatih Durmaz da o dönemde tanıdıklarımızdan.

Sonuç olarak; okuduğum hiçbir bina aynı olarak hizmetine devam etmiyor gibi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir