yakusha

Adaletin A’sı Yok fakat P..in Sahibi Var

Görüntüleri de elimde olan olayda bizim ev ile yandaki bina arasında 7-8 kişi (kimisi çocuk yaşta, kimisi büyük) çocuğun birisini evire çevire dövüyordu.

Sorumlu bir vatandaş olarak polisi aradım, fakat onlar 2 saat sonra geldiklerinde ortada neredeyse kimse kalmamıştı. Geride kalan iki kişiyi polislere teşhis edip eve döndüm ve yarım saat sonra benim camın birisini indirdiler. Cama koştuğumda iki tane, daha az önce GBT’si yapılmış kişi (biri e.ç, diğeri p.ç) kaçışıyordu.

Polisi aradım fakat geldiklerinde git karakola şikayetçi ol demekten başka bir şey yapmadılar. Sonrasında gidip camı taktırdım, polise gidip şikayetçi oldum ve tüm günüm p.ç oldu. Neyse ki karakolda iki şahıstan bir tanesini teşhis etmeyi başardım fakat ikincisini teşhis edemedik.

Geçen sene olan olayda 600 tl cam’ın masrafı tutmuştu. Önce uzlaşma için aradılar. Camın parasını ödesinler, şikayetçi olmam dedim. Bunun için bir günümü daha rezil edip mahkemeye gittim. Elbette ödemediler! Sonra karakoldan aradılar, bir şeyler eksik imzalanmış. Yol üstü olmayan bir karakola daha git-gel biraz zaman biraz taksi parası da oraya gitti ki o anda zaten benim ödediğim masraf camın parasını geçip camına koyim seviyesine çıkmıştı. Yine de inatla devam ettim. Sonra mahkemeye çağırdılar. Oraya da gidip ifade verdim. Camın parasını öderlerse şikayetçi olmam dedim ve davayı devlete bırakıp geldim.

Dün sistem üzerinden baktığımda dava sonuçlanmıştı. Verilen ifadelere bakılırsa e.ç diyor ki ben çocuğum ben kırmadım yanımdaki p.ç kırdı. P.Ç de ifade veriyor ben o günü hiç hatırlamıyorum. O gün orda bile değildim.

Sonuç: Devlet E.Ç’yi suçsuz bulmuş, E.Ç’nin P.Ç camı kırdı ifadesini de dikkate almamış ve davayı kapatmış. Kapatmakla yetinmemiş, E.Ç ve P.Ç’nin akıl hocası avukatı N.Ç’ye de ödül olarak 17.000 savunma bedeli olarak ödemiş.

Özetle, Adalet’i avukat N.Ç, ve suçlu E.Ç ve P.Ç, evire çevire tek düzlemde düzmüşler. İçinden geçip dışından çıkmışlar. Olan suçlular suç işlerken polisi arayan garip gaziye olmuş!

Devlet, al gazim kırılan camını ben taktırayım deseydi devlet bu kadar zarar etmezdi!

Fakat sonrasında ben bir sürü kamera sistemi kurmak, sonra onu yeniden konumlandırmak, evin çevresine çit yaptırmak gibi ek maliyetlerle bana maliyeti 100K oldu.

Fedora altında libgweather derlemek

Türkiye büyük bir ülke ama libgweather veritabanında çok az şehir vardı. Artıralım dedik ve biraz uğraş ile bir MR oluşturduk. Şimdi sıra test etmekte.

Fedora Rawhide altında kurulması gereken geliştirme paketleri şunlar.

sudo dnf install gcc gettext gi-docgen meson vala python3-gobject-base gobject-introspection-devel \
geocode-glib-devel json-glib-devel libsoup3-devel libxml2-devel

Sonrasında derleme işlemine başlıyoruz.

Read More

Belediye Borç ve Ödeme Sorgulama!

Belediyelerin web sitelerinde borç sorgulama ve ödeme sayfası olmalı.

– Borç sorgulama sayfasından belediyenin kime, neden, ne kadar borcu var sorgulayabilmeliyiz
– Ödeme sayfasından da belediye kime, neden, ne kadar ödemiş görebilmeliyiz

Silivri de soğuk diyorlar.

Fedora Altınta Plymouth Teması Değiştirme

Her ne kadar yazının başlığı “Fedora Altınta Plymouth Teması Değiştirme” olsa da aslında plymouth başlangıç temalarından nasıl kurtulabiliriz konusuna odaklanacağım.

Açılışta firmaların ve dağıtımların rengarenk temaları yerine sistem hakkında bilgi veren kayan yazıları tercih ediyorum. O sebeple başlayalım.

Önce temaları listeleyelim

Read More

Yakışır Vekilime

Helalinden 550K’lık saat takan vekilime elbette helalinden yakışacak bir şey söyleyeyim: gelir vergisi vermek!

Çok acayip olarak, bizim vekillerin çoğunun sadece tek maaşı var diye numan bey açıklama yapsa da bu maaşın vergiden muaf olduğunu söylemeyi unutmuş. Şimdi vergisiz mal haram maldır dersek, dur demeyelim de vergilendirilmiş kazanç kutsaldır diyelim, bu durumda
— a: Millet vekili maaşlarından da kazançları oranında gelir vergisi kesilmelidir. Bu durumda
— Hem emekli hem vekil olup aylık 230 bin lira maaş alan 300 vekil anında %35’lik vergi dilimine giriyor.
— Sadece vekil maaşı alan, emekli olmamış vekiller ise aylık 110 bin lira vekil maaşıyla farklı şekilde %35’lik vergi dilimine giriyor.
— b: Vekillerin SGK maaşı TBMM tarafından ödenmelidir. Nasıl vatandaşın maaşından işveren ücret kesip SGK’ya yatırıyorsa aynı işlem vekiller için de yapılmalıdır.

İş bu olay afaki bir gezegen olan marsistanda gerçekleştiği için dünya ile bir alakası yoktur.


Malta’lı dil hocam Raf’ın de söylediği gibi “kiliselerden de vergi almak lazım”. Siz bunu camiler, cemaatler, dernekler ve vakıflar olarak da okuyabilirsiniz.

Kaynakça:
– https://www.ekonomim.com/gundem/enflasyon-aciklandi-milletvekili-maaslari-belli-oldu-haberi-723160
– https://www.garantibbva.com.tr/blog/vergi-dilimleri-nedir-nasil-hesaplanir

Yazara İhanet Çeviriler: Haruki Murakami Gör Bu ihaneti!

Asli dilinden yapılmayan her çeviri yazara ihanet, okuya yalan söylemektir.

Nihal Önol’un Fransızcadan çevirdiği, aslı Japonca yayınlanmış şu kitapları yayınevi geri toplamalı, özgün dilinden çevirilmiş nüshaları ile değiştirmeli, üstüne bir de kitabın ederi kadar tazminat ödemelidir!

Bir Numara: İmkansızın Şarkısı
İki Numara: Yaban Koyununun İzinde
Üç Numara: Zemberek Kuşu’nun Güncesi
Dört Numara: Fare Dörtlemesi (Çünkü Yaban Koyununun İzinde kitabını da içeriyor)

Nakano Eskici Dükkanı

Kitabın Japoncasını doğal olarak okuyamadım. Fakat okuduğum kitap da Türkçe bir kitapdan çok çeviri olduğu sırıtan yavan bir metindi. İngilizcesi ile kıyaslamak da doğru olmaz sonuçta farklı çevirmenler ve farklı diller diyecektim ki…

Kitabın kapağı da kitabın içeriğiyle çok uyumlu değil diye düşünürken kapağın Granta yayınevi tarafından basılan kitabın İngilizce çevirisinden uyarlandığı gördüm.

Normalde bizim yayıncılarımız yurt dışı kapaklarını pek takip etmez, bunu yapacaklarsa da kitabın özgün yayınını yaparlar. Neden İngilizce çevirisinin kapağını uyarlasınlar ki?

Kitabın çevirmeni Selen Ak görünüyor. Çevirdiği kitaplara bakınca hepsinin İngilizce’den çevrildiğini anlıyorsunuz.

Domingo yayınevi, kitabın popülerliğinden istifade edip Japonca yayınlanmış kitabı İngilizceden tercüme etme gafletinde/zahmetinde bulunmuş.

Yayınevi, şahsen okurlarından özür dilemeli ve basılmış tüm nüshaları toplatıp kitabı Özgün Dili olan Japoncadan yeniden çevirtmelidir.